Fyodor Mihailoviç Dostoyevski  Ecinliler E-BOOK - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski  Ecinliler E-kitap

Son Yorumlanan E-Kitap


  İleri Excel
  Cazibe
  Çirkinin Aşığı

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski    >   Ecinliler E-Kitap


Arkadaşına Öner
Okuyacaklarıma Ekle
Okundu Olarak İşaretle

Bu E-Kitap eklendigi 2012-05-06 tarihinden bu yana 40 defa online okundu ve 180 defa indirildi.

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski	 Ecinliler E-kitap, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski	 Ecinliler E-Book
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski tarafından yazılan ve Klasikler (Dünya) , kategori klasmanında olan Ecinliler isimli kitabın açıklaması :

Pek saygideger Stepan Trofimovich Verkhovensky nin biyografisinden bazi bilgiler.

Simdiye kadar kayda deger özelliklerin olmadigi kentimizdeki garip olaylari anlatmadan önce, tecrübeli bir yazar olmadigimdan, biraz geriye gidip, pek becerikli ve saygideger Stepan Trofimovich Verkhovensky mizi ilgilendiren biyografik bilgilerle baslamanin gerekli oldugunu anladim. Aktarmak amacini güttügüm öykü daha sonra anlatilacagina göre, bu bilgilerin, kentimizin sosyal ve politik tarihinin açiklanmasina hizmet edecegini umarim.

Derhal söyleyeyim ki, Mr. Verkhovensky, aramizda daima, oldukça özel ve özel oldugu kadar da uygar bir rol oynardi ve bu rolünübüyük bir tutkuyla severdi; öyle ki, bu rol olmadan onun, bir varlik gösteremeyecegini düsünmemek elimden gelmez. Bu düsüncem, onu, bir sahne oyuncusuna benzettigimden dolayi degildir; ayrica böyle bir niyetim de yok; üstelik ona son derece saygi duyarim. Belki de bu, sadece bir aliskanlik meselesidir; daha dogrusu gençlik yillarindan beri, halk arasinda meshur bir insan olma arzusunun çok güçlü olmasindan dogabilir. ™rnegin, "mimli" bir adam olmaktan, ya da mimli oldugu kadar bir "sürgün" olmaktan son derece hoslanirdi. Bu iki kelimenin, onu büyüleyen ve yillar boyunca kendisini yine kendi gözünde yavas yavas yükselten, nihayet onu, benligini tatmin eden yüksek bir kaide üzerinde durdugunu zihninde canlandirmasina neden olan, klasik bir görkemliligi vardir. Son yüzyilin hicivli bir Ingiliz romaninda, kahraman olarak anilan Gulliver, halkin ancak on santim boyunda oldugu Lilliputlar ülkesinden dönüsünde, kendisini bir dev olarak görmeye o kadar alismisti ki, Londra caddelerinde yürürken, kendisinin hƒlƒ bir dev oldugunu ve onlarin cüce olduklarini düsünerek, onlari ezmemek amaciyla yoldan geçen arabalara ve insanlara önünden kaçmalari için bagirirdi. Fakat, bu hareketleri halkin ona gülmesine ve onunla alay etmesine neden olurdu. Hatta, bazi arabacilar kendisini dev olarak gören bu adama, kirbaçlarini acimadan indirirlerdi. Oysa, bu dogru muydu? Aliskanlik bir insana neler yaptirmaz ki! Aliskanliklari, Bay Verkhovensky yi ayni duruma sokmustu. Bir farkla ki, onun, aliskanliklarindan ötürü karsilastigi tavir daha masum ve yumusakti. Söylenmesi gerekirse, o son derece yüce bir insandi.

Dogrusu, yasantisinin sonuna dogru herkes tarafindan unutulmus oldugunu söylemem gerekir; oysa, diger taraftan, hiç taninmamis oldugunu söylemek de çok saçma olur. Gerçekten, hiç kusku yoktur ki, O da çagin ünlü kisileri arasina karismistir. Kisa bir süre için de olsa, adi, dönemin ünlü birçok insanlari tarafindan, Chaadeyev, Belinsky, Granovsky ve henüz çalismalarina yeni yeni baslayan Herzen in adlarinin yaninda anilmistir. Fakat, Bay Verkhovensky nin çalismalari, söylendigine göre, "ayni zamanda

6

gerçek olan bir olaylar kasirgasi"nin ardindan hemen hemen baslamasi ile sona ermesi bir oldu. Ve ne umarsiniz? Sonunda, böyle bir "kasirga"nin, hatta "olaylar"in olmadigi anlasildi. Geçen gün güvenilir bir kaynaktan büyük bir saskinlikla ögrendim ki, Bay Verkhovensky, aramizda hiçbir zaman, bizler gibi, bir sürgün olarak yasamamis ve hiçbir zaman polis takibine ugramamistir. Bu sadece, bir insanin hayal gücünün ne kadar canli oldugunu gösterir! Bütün yasantisi süresince belirli çevrelerce tanindigina, attigi her adimin bilindigine ve kontrol edildigine, bütün samimiyeti ile inanirdi. Hatta, son yirmi yil içinde, birbirinden basarili olan üç valimizin, ilimizi yönetmek için atandiklari zaman, üst makamlar tarafindan kendi hakkinda verilen bazi bilgilerle doldurulduklarini düsünürdü. Eger, herhangi bir kimse, bizim hiç de art düsüncesi olmayan Bay Verkhovenksy mizi, inkƒr edilmez delillerle, korkmasi için hiçbir neden olmadigina inandirmaya kalkissa, muhakkak ki, son derece gücenirdi. Bununla beraber son derece akilli ve yetenekli bir insan olduguna kusku yoktu. Gerçi bilimsel alanda herhangi bir adim atmamis olmasina ragmen ona bilgin bile denebilirdi. Zaten bilimsel bir çalismasi oldugunu da sanmam. Oysa, ögrenen insanlar için Rusya da durum böyle degil midir?

Dis ülkelerden dönüsünde, kirk yaslarinin sonuna dogru kendisini, üniversite doçenti olarak tanitti. Fakat, yanilmiyorsam, ancak birkaç ögretide bulunmustu... bunun, Araplar hakkinda oldugunu saniyorum. 1413 ve 1428 yillari arasindaki dönemde, küçük bir Alman kasabasi olan Hanau nun toplumsal önemi hakkinda çok parlak bir tezi savunma firsatini da bulmustu. Bununla beraber, bu savunmanin hangi özel ve oldukça karanlik nedenden ötürü yapilmadigi bilinmiyor. Bu tez, devrin Slavcilarina yerinde ve aci veren bir darbe oldugundan, kisa zamanda sayisiz ve amansiz düsman edindi. Daha sonra -üniversitedeki durumunu kaybettikten sonra-sirf intikam alma ve nasil bir adam kaybettiklerini onlara anlatma bakimindan, Dickens tan çeviriler yapan ve George Sand in fikirlerini yayimlayan ilerici aylik bir dergide, büyük davalarin nedenlerine kadar inen, derinligine ve dikkatle yaptigi arastirmalari-

7nin ilk bölümünü yayimlamayi basardi; yanilmiyorsam bu arastirmalar, belirli bir devrin, belirli sövalyelerinin dürüst ve ahlƒkli asaletlerinden ya da buna benzer bir seyden söz ediyordu. Nasil olursa olsun, bu arastirmalar, asiri derecede yüksek ve olaganüstü yüce fikirler olarak yorumlandi. Sonradan çikan söylentilere göre, bu arastirmalara devam etmesi hemen yasaklandi; hatta, ilerici dergi bile, arastirmalarin ilk bölümünü yayimladigi için kazaya ugradi. Bu dogru olabilir; o günlerde böyle seyler olmuyor muydu? Fakat, özellikle bu olayda böyle bir sey olmadigi ve yazarin basladigi isi bitiremeyecek kadar tembel oldugu söylenebilir. Araplar hakkindaki ögretisine son vermesinin nedeni, birinin (olasilikla gerici düsmanlarindan) yazdigi mektup sonucudur. Sonuç olarak, biri ondan bazi açiklamalar yapmasini istemisti. Dogru olup olmadigini bilmiyorum; fakat, ileri sürüldügüne göre, o siralarda Petersburg da devletin temelini sarsan on üç üyesi bulunan, devlete karsi yikici bir örgüt ortaya çikarildi. Söylentilere göre, Fourier in yapitlarini çevirmeye niyetliydiler. O sirada, Moskova daki otoriteler, Bay Verkshovensky nin çok gençken, alti yil evvel Berlin de yazdigi ve teksir edilerek edebiyata merakli iki gençle bir ögrenci arasinda paylasilan siir tarzindaki bir oyununu ellerine geçirdiler. O oyun, simdi masamin üzerinde duruyor. Kendi el yazisi ile kopya edilmis bu yapiti, bir yil kadar önce bizzat Bay Verkhovensky göndermisti. Kendi imzasini tasiyan bu oyun kitabinin çok güzel, kirmizi maroken bir cildi var. Sunu itiraf etmeliyim ki, oyunun edebi bir degeri var ve hatta onun yetenekli oldugunu da söyleyebilirim; gariptir, ama, o zamanlar (otuz yillarinda) böyle dram yazarlari çoktu. Oyunun ne oldugunu söylemeye gücüm yetmez; çünkü, samimi olmak gerekirse, basini ve sonunu ben de anlayamadim. Faust un ikinci bölümünü hatirlatan lirik ve dramatik türde yazilmis bir çesit öykü. Kadinlar korosu ile açilir, erkekler korosu ile devam eder, sonra bazi ruhlarin korosu diger korolari takip eder ve nihayet, yasamaya hevesli, fakat hiçbir zaman yasamamis olan ruhlarin korosu ile son bulur. Bütün bu korolar belirli olmayan bir sarki söyler; daha çok birisinin laneti hakkinda; fakat bu lanette, yüksek bir doganin

8

telkini vardir. Sonra birden sahne degisir ve bir çesit "yasam bayrami" baslar. Bu bayramda böcekler bile sarkiya katilirlar, bir kaplumbaga Latince, dini sözcükler söyleyerek görünür ve eger dogru hatirliyorsam, bazi madenler bile -tamamen cansiz- su ya da bu sekilde koroya katilirlar. Aslinda, hepsi araliksiz olarak söylerler ve konustuklari zaman birbirlerini belirsiz olarak yererler; fakat söyledikleri kelimeler gittikçe etkili olur. Sonuçta, sahne yine degisir ve çorak bir araziye dönüsür; kültürlü genç bir adam kayalarin arasinda avare avare dolasir; belirli otlan toplayip emer; bir peri, bu otlari neden emdigini sorar; kültürlü genç, içindeki hayatin zenginligini hissetmek istedigini ve bu bitkilerin sularinda buldugunu, bütün arzusunun, mümkün oldugu kadar çabuk inancini kaybetmek oldugunu söyler. (Gereksiz bir arzu gibi görünüyor). Sonra tanimlanamayacak kadar güzel, genç bir adam, siyah atinin üstünde dörtnala gelir; pesinde bütün uluslardan birlesmis büyük bir ordu vardir. Genç adam ölümü simgeler; bütün uluslar ölümü özlemektedir. Nihayet, son sahnede, Kabil Kulesi görünür; bazi tutsaklar yeni bir umut sarkisi ile kuleyi tamamlamaktadirlar. Kulenin tepesine eristikleri zaman, Tanri (zannederim Olimpos Tanrisi) komik bir tarzda kaçar ve insanlar hemen onun yerine geçip yeni bir hayata baslarlar. iste o günlerde tehlikeli, sakincali olarak kabul edilen böyle bir oyundu. Geçen yil bunu yayimlamak için Bay Verkhovensky ye bir teklif yaptim. çünkü, bugünlerde son derece zararsiz kabul ediliyordu. Oysa, teklifimi gücenerek, nazikçe reddetti. Oyunun zararsiz oldugu hakkindaki düsüncemden hosnut olmamisti ve hatta, iliskilerimiz iki ay boyunca kesildi. Ne tahmin edersiniz? Birden ve burada yayimlama hazirliklarimi yaptigim sirada, oyun yayimlandi, -dogrusunu söylemek gerekirse, devrim yapan bir ülkede- oyunun yayimlandigindan Bay Verkhovensky nin haberi bile yoktu. ™nce, müthis telƒsa kapildi; solugu valinin yaninda aldi. Sonra, kendisini savunmak için Petersburg a, onlara sadik oldugunu anlatan bir mektup yazdi. Bu mektubu bana iki kere okudugu halde hiçbir zaman postalamadi; çünkü, hangi adrese ve kime gönderecegini bilmiyordu. Bütün bir ay son derece rahatsiz oldu;


Ecinliler Hakkında Yorumlar
Ekitap Arşivi adlı sitemizde paylaşılan tüm e-kitaplar sunucumuzla alakası olmayan çesitli paylaşım ortamlarında barındırılmaktadır. Sitemiz sadece bu kaynaklardan eklenmiş ve ekleyenler tarafından paylaşıma açılmış e-kitapları yayınlamaktadır. Sunucularımıza kesinlikle yükleme yapılmamaktadır. Bu yüzden Ekitap Arşivi sitesi hiç bir yasal hükümlülüge tabi tutulamaz. Eğer tehlif hakkının size yada yayın evinize ait olduğu bir içerik ile karşılaşırsanız lütfen iletişim sayfamızdan kitabın kaldırılması talebinde bulunun. Tehlif hakkı bildirim değerlendirmeleri 7 iş günü içerisinde sonuçlandırılacak ve ilgili kitap paylaşımı durdurulacaktır.

Copyright 2012 - 2016 © Ekitap Arşivi - .
.